top of page

Multipl Skleroz Sadece Bedeni Değil, Zihni de Etkiler

12 dakika önce
3 dakikada okunur

Multipl Skleroz (MS), merkezi sinir sistemindeki miyelin kılıfının hasar görmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Genellikle kas güçsüzlüğü, denge sorunları ve görme kaybı gibi fiziksel belirtilerle bilinse de görünmeyen etkileri de yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiler. MS; bilişsel işlevleri, duygudurumu, ilişkileri ve çalışma yaşamını da şekillendirebilir.


MS ve Yorgunluk

MS hastalarının önemli bir bölümünde, hastalığın erken dönemlerinden itibaren yoğun yorgunluk görülür. Bu durum sıradan bir bitkinlikten farklıdır. Kişi sabah uyandığında bile tükenmiş hissedebilir, günlük işlerini yapmakta zorlanabilir ve dinlenmesine rağmen yeterince toparlanamayabilir.

Miyelin hasarı nedeniyle beyin, basit görevleri gerçekleştirmek için daha fazla enerji harcayabilir. Yorgunluk hem bedensel hem zihinsel hissedilebilir. Depresyon, uyku sorunları, kullanılan ilaçlar ve hareketsizlik de tabloyu ağırlaştırabileceğinden nedenlerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.


MS ve Depresyon

MS tanısı alan kişilerde depresyon genel topluma göre daha sık görülebilir. Bunun nedeni yalnızca kronik bir hastalıkla yaşamanın psikolojik yükü değildir; sinir sistemindeki biyolojik değişiklikler de duygudurumu etkileyebilir. Bazı kişilerde depresif belirtiler MS tanısından önce bile ortaya çıkabilir.

Depresyon; tedaviye uyumu, sosyal işlevselliği, motivasyonu ve bilişsel performansı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle çökkünlük, ilgi kaybı, umutsuzluk ve uyku değişiklikleri gibi belirtilerin erken fark edilmesi önemlidir. Gerektiğinde psikolojik ve psikiyatrik destek tedavi planına eklenmelidir.


MS ve Bilişsel Bozukluklar

MS’in az bilinen etkilerinden biri bilişsel işlevlerdeki değişikliklerdir. Dikkat, bellek, bilgi işleme hızı, planlama, organizasyon ve kelime bulma becerileri etkilenebilir. Bu güçlükler özellikle eğitim veya çalışma yaşamını sürdüren kişilerde belirgin işlev kaybına neden olabilir.

Bilişsel değişiklikler yalnızca hastalığın ileri evrelerinde görülmez. Fiziksel belirtileri hafif olan bir kişide bilişsel zorlanmalar daha belirgin olabilir. Bu nedenle gerektiğinde nöropsikolojik değerlendirme yapılması, güçlü ve zorlanan alanların belirlenmesine yardımcı olur.


Ayırıcı Tanı

MS tanısı ayrıntılı bir değerlendirme gerektirir çünkü bazı nörolojik ve sistemik hastalıklar benzer belirtiler oluşturabilir. Vaskülitler, lökodistrofiler ve farklı yorgunluk tabloları bunlar arasındadır. Özellikle erken dönemde nörolojik bulgular belirgin olmayabilir.

Tanı; hastalık öyküsü, nörolojik muayene, manyetik rezonans görüntüleme ve gerekli laboratuvar incelemelerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur. Tek bir belirtiye dayanarak sonuca ulaşmak doğru değildir.


MS ve Psikiyatrik Semptomlar

MS; kaygı, sinirlilik, duygusal dalgalanmalar, stres toleransında azalma ve uyum güçlükleriyle ilişkili olabilir. Hastalığın belirsiz seyri, yeni atak yaşama endişesi ve işlev kaybı korkusu duygusal yükü artırabilir.

Psikiyatrik destek yalnızca depresyon veya kaygıyı azaltmayı değil, kişinin hastalıkla başa çıkma becerilerini ve yaşam kalitesini güçlendirmeyi de amaçlar. Ruhsal belirtilerin nörolojik tedaviden ayrı düşünülmemesi gerekir.


MS ve Psikoterapi

MS tedavisindeki ilerlemelere rağmen etkili bakım yalnızca ilaçlardan oluşmaz. Psikoterapi, yorgunluk ve stres yönetimi, bilişsel rehabilitasyon, uyku düzeni, uygun fiziksel aktivite ve sosyal destek tedavinin önemli parçalarıdır.

İlaç tedavisi gerektiğinde kişinin belirtileri ve genel sağlık durumu doğrultusunda hekim tarafından planlanmalıdır. Psolojik müdahaleler de bireyin ihtiyaçlarına, yaşam koşullarına ve hastalığın seyrine göre yapılandırılmalıdır.


MS Sadece Bedenle İlgili Bir Hastalık Değildir

MS tanısı, kişinin sosyal yaşamını, ilişkilerini, çalışma gücünü ve benlik algısını etkileyebilir. Görünmeyen belirtilerin çevre tarafından anlaşılmaması yalnızlık ve yetersizlik hislerini artırabilir.

Bu nedenle etkili MS yönetimi; nöroloji, psikiyatri, psikoloji, fizyoterapi ve rehabilitasyon alanlarının birlikte çalıştığı çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. MS’in görünmeyen etkilerini tanımak, uygun desteğe ulaşmak ve kişinin yaşam kalitesini korumak açısından önemli bir adımdır. Hasta yakınlarının bilgilendirilmesi de anlayışı, iletişimi ve genel bakım sürecini güçlendirebilir.


Klinik Psikolog Beste Bektaş | Bağdat Caddesi

İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi Suadiye Mahallesi’nde bulunan ofisinde Klinik Psikolog Beste Bektaş, yetişkinlere yönelik bilimsel temelli psikoterapi hizmeti sunmaktadır.

Terapi sürecinde her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve başvuru nedeni doğrultusunda kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta; müdahale planı bireysel olarak yapılandırılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR terapisi yaklaşımlarından yararlanılarak kaygı bozuklukları, depresyon, travma, ilişki sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, bağımlılıklar ve diğer psikolojik sorunlara yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunulmaktadır.

 
 
 

Yorumlar


d0220c_ceee9b0479c7416c88711f8cdd9918af~mv2_d_2451_1957_s_2.jpg.avif

Klinik Psikolog Beste Bektaş

- Adres

Suadiye Mahallesi, Bağdat Caddesi, Vapuryolu Sokak, No:2/1,
Tunç Apt. Kat: 1 Daire: 1 Kadıköy / İstanbul

- Telefon

0534 260 23 25

  • WhatsApp
  • Instagram
bottom of page