Binge Eating Davranışında EMDR Terapisinin Etkisi
Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Tıkınırcasına yeme bozukluğu, biyolojik yatkınlık, öğrenilmiş davranış biçimleri ve duygu düzenleme güçlüklerinin bir araya geldiği kompleks bir klinik tablodur. Binge davranışı çoğunlukla “irade zayıflığı” olarak yanlış yorumlansa da, ödül sistemi, stres yanıtı, duygusal bellek ve bilişsel kontrol süreçleri bu davranışın ortaya çıkmasında önemli rol oynar.
EMDR terapisi ise özellikle geçmiş deneyimler ile güncel tetikleyiciler arasındaki bağlantıları ele alarak tıkınırcasına yeme döngüsünün altında yatan duygusal süreçler üzerinde çalışmayı amaçlar.
Binge Eating’in Nörobiyolojik Temeli
Tıkınırcasına yeme davranışında beynin ödül sistemi önemli bir yere sahiptir. Özellikle yüksek kalorili yiyecekler ödül devrelerini aktive ederek kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Kişi stres, yalnızlık, öfke veya boşluk gibi zorlayıcı duygular yaşadığında yeme davranışına yönelebilir; ardından suçluluk, utanç ve kontrol kaybı hissedebilir. Böylece davranış kendisini sürdüren bir döngüye dönüşebilir.
Bu süreçte dürtü kontrolü, karar verme ve davranışın düzenlenmesinde rol oynayan prefrontal sistemler de önemlidir. Yoğun duygusal uyarılma sırasında kişinin davranışı durdurması ve alternatif bir başa çıkma yöntemi kullanması zorlaşabilir. Bu nedenle binge davranışını yalnızca bir “tercih” veya “irade problemi” olarak değerlendirmek yetersizdir.
EMDR Binge Eating’de Nasıl Çalışır?
EMDR’nin temel hedeflerinden biri, günümüzde yoğun duygusal tepki oluşturmaya devam eden geçmiş deneyimlerin işlenmesidir. Tıkınırcasına yeme davranışı bazı bireylerde eleştirilme, utandırılma, bedene yönelik olumsuz yorumlar, ihmal, reddedilme veya terk edilme gibi geçmiş deneyimlerle bağlantılı olabilir.
Kişi yetişkinlikte benzer bir duygu yaşadığında eski deneyimlerle ilişkili duygusal ve bedensel tepkiler yeniden aktive olabilir. Yemek ise bu yoğunluğu kısa süreliğine azaltan bir duygu düzenleme aracına dönüşebilir.
EMDR sürecinde amaç yalnızca yeme davranışını durdurmak değil, yeme ihtiyacını tetikleyen duygusal bağlantıları işlemektir. Böylece kişi zorlayıcı duygularla karşılaştığında otomatik olarak yeme davranışına yönelmek yerine farklı düzenleme yolları geliştirebilir.
Binge Eating’in Altındaki İnançlar
Tıkınırcasına yeme davranışına bazen “Yeterli değilim”, “Kontrol bende değil”, “Değersizim” veya “Kendimi ancak böyle rahatlatabilirim” gibi olumsuz temel inançlar eşlik eder.
EMDR sırasında bu inançlarla bağlantılı geçmiş deneyimler hedeflenebilir. Amaç yalnızca kişinin kendisine daha olumlu şeyler söylemesi değil, geçmiş deneyimlerin bugün yarattığı duygusal yükün azaltılması ve daha işlevsel değerlendirmelerin güçlendirilmesidir.
EMDR Sürecinde Neler Hedeflenir?
Klasik sekiz aşamalı EMDR protokolü içerisinde kişinin binge döngüsüne özgü hedefler belirlenebilir. Yalnızlık, yoğun stres veya belirli saatler gibi güncel tetikleyiciler; yemek öncesindeki öfke, gerginlik veya boşluk hissi; bedensel duyumlar ve değersizlik, reddedilme ya da eleştirilme ile ilişkili geçmiş anılar üzerinde çalışılabilir.
Bunun yanında “Kontrol sağlayabilirim”, “Duygularımı düzenleyebilirim” veya “Yemek dışında da başa çıkma yollarım var” gibi daha işlevsel inançların güçlendirilmesi hedeflenir.
EMDR Sonrasında Ne Değişebilir?
Başarılı bir terapi sürecinde kişinin tetikleyicilere verdiği duygusal tepkinin yoğunluğu azalabilir. Geçmiş deneyimler bugünkü olayları aynı güçte tetiklememeye başladığında yemek ile rahatlama arasındaki otomatik bağlantı da zayıflayabilir.
Bunun sonucunda kişi zorlayıcı bir duygu yaşadığında hemen yemek yeme ihtiyacı hissetmek yerine duyguyu fark etme, tolere etme ve farklı yollarla düzenleme konusunda daha fazla alan kazanabilir. Binge sonrasında ortaya çıkan utanç ve yoğun öz-eleştiri döngüsü üzerinde de çalışılabilir.
EMDR, tıkınırcasına yeme davranışını yalnızca bir yeme kontrolü problemi olarak değil, kişinin geçmiş deneyimleri, güncel tetikleyicileri, duygusal tepkileri ve öğrenilmiş başa çıkma biçimleri arasındaki ilişkiler üzerinden ele alabilir.
Ancak tıkınırcasına yeme bozukluğunun tedavisi kişiye özgü planlanmalıdır. EMDR bu süreçte özellikle travmatik veya rahatsız edici yaşam deneyimleri ve duygu düzenleme güçlüklerinin belirgin olduğu bireylerde tedavinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Klinik Psikolog Beste Bektaş | Bağdat Caddesi
İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi Suadiye Mahallesi’nde bulunan ofisinde Klinik Psikolog Beste Bektaş, yetişkinlere yönelik bilimsel temelli psikoterapi hizmeti sunmaktadır.
Terapi sürecinde her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve başvuru nedeni doğrultusunda kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta; müdahale planı bireysel olarak yapılandırılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR terapisi yaklaşımlarından yararlanılarak kaygı bozuklukları, depresyon, travma, ilişki sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, bağımlılıklar ve diğer psikolojik sorunlara yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunulmaktadır.




Yorumlar