Depresyona Eşlik Edebilen Ruhsal Bozukluklar

Depresyon çoğu zaman tek başına görülmez. Kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve bazı kişilik bozuklukları depresyona eşlik edebilir. Eş tanıların bulunması belirtileri ağırlaştırabilir, işlevselliği azaltabilir ve tedavi planını karmaşık hale getirebilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında yalnızca depresif belirtilere değil, eşlik edebilecek diğer ruhsal sorunlara da bakılmalıdır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Depresyon
Travmatik yaşantılardan sonra gelişebilen Travma Sonrası Stres Bozukluğu; yeniden yaşantılama, kaçınma, olumsuz duygu ve düşünceler ile aşırı uyarılma belirtileriyle seyredebilir. Depresyon bu tabloya sıklıkla eşlik eder. İki bozuklukta uyku sorunları, ilgi kaybı, sosyal geri çekilme ve konsantrasyon güçlüğü görülebilir.
Depresyonun eşlik etmesi umutsuzluğu, işlev kaybını ve intihar riskini artırabilir. Bu nedenle travma öyküsü bulunan kişilerde çökkünlük, suçluluk, değersizlik ve yaşamdan zevk alamama gibi belirtilerin ayrıca değerlendirilmesi önemlidir. Tedavi, travma belirtileri ile depresif belirtileri birlikte ele alacak biçimde planlanabilir.
Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve Depresyon
Yaygın anksiyete bozukluğu, birçok konu hakkında kontrol edilmesi güç ve sürekli endişeyle tanımlanır. Huzursuzluk, kas gerginliği, uyku bozukluğu, irritabilite ve odaklanma güçlüğü gibi belirtiler depresyonla örtüşebilir.
İki bozukluk birlikte görüldüğünde kişi hem geleceğe yönelik yoğun kaygı hem de umutsuzluk yaşayabilir. Anhedoni ve belirgin ilgi kaybı daha çok depresyonu düşündürürken sürekli endişe ve tehdit beklentisi kaygı bozukluğunu işaret edebilir. Bununla birlikte kesin ayrım, kapsamlı klinik değerlendirme gerektirir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Depresyon
Obsesif kompulsif bozuklukta istenmeden ortaya çıkan takıntılı düşünceler ve bunların yarattığı kaygıyı azaltmaya yönelik tekrarlayıcı davranışlar görülür. Belirtilerin zaman alması, kişinin günlük yaşamını sınırlaması ve kontrol kaybı hissi depresif belirtilere eşlik edebilir.
Depresyonun bulunması motivasyonu azaltarak kişinin terapi çalışmalarına katılmasını zorlaştırabilir. Ayrıca yoğun suçluluk, umutsuzluk ve kendine zarar verme riski dikkatle değerlendirilmelidir. Tedavide her iki bozukluğun belirtileri ve aralarındaki etkileşim göz önünde bulundurulur.
Özgül Fobiler ve Depresyon
Özgül fobi, belirli bir nesne veya duruma karşı yoğun ve orantısız korkuyla seyreder. Kişi korktuğu durumdan kaçındıkça eğitim, iş, seyahat veya sosyal yaşamı kısıtlanabilir. Bu kısıtlanma zamanla çaresizlik, yalnızlık ve depresif duygularla ilişkili hale gelebilir.
Ancak özgül fobisi bulunan herkes depresyon geliştirmez. Risk; kaçınmanın yaygınlığına, yaşam üzerindeki etkisine, diğer kaygı bozukluklarının bulunmasına ve kişinin destek kaynaklarına göre değişebilir.
Kişilik Bozuklukları ve Depresyon
Depresyon bazı kişilik bozukluklarıyla da birlikte görülebilir. Özellikle borderline kişilik bozukluğunda duygusal dalgalanmalar, yoğun ilişkisel sorunlar, dürtüsellik, terk edilme korkusu ve boşluk hissi depresif belirtilerle karışabilir.
İki tablonun birlikte bulunması kendine zarar verme, intihar davranışı, madde kullanımı ve ilişkisel kriz riskini artırabilir. Bu nedenle belirtilerin hangi dönemlerde ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü ve kişinin işlevselliğini nasıl etkilediği ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
Eş Tanı Neden Önemlidir?
Depresyon değerlendirilirken diğer psikiyatrik bozuklukların gözden kaçırılması, tedavinin yetersiz kalmasına veya belirtilerin sürmesine neden olabilir. Eş tanıların belirlenmesi, hangi soruna öncelik verileceğini ve hangi terapi ya da ilaç seçeneklerinin değerlendirileceğini belirlemeye yardımcı olur.
Tanı yalnızca belirtilerin sayılmasına dayanmaz. Kişinin yaşam öyküsü, travmaları, ilişkileri, bedensel sağlığı, kullandığı maddeler ve mevcut destek kaynakları birlikte ele alınmalıdır. Kapsamlı değerlendirme, benzer görünen belirtilerin doğru biçimde ayrılmasını sağlar. Böylece tedavi kişiye özel planlanabilir, riskler daha yakından izlenebilir ve iyileşmeyi destekleyen müdahaleler sürecin farklı aşamalarında ihtiyaçlara göre yeniden düzenli olarak gözden geçirilerek gerektiğinde güvenli biçimde de güncellenebilir. Psikiyatrik tanı koyma ve ilaç tedavisini düzenleme yetkisi psikiyatri uzmanlarına aittir. Psikoterapi süreci, gerektiğinde psikiyatri uzmanıyla iş birliği içinde yürütülebilir.
Kaynakça
• Brown, T. A., Campbell, L. A., Lehman, C. L., Grisham, J. R., & Mancill, R. B. (2001). Current and lifetime comorbidity of the DSM-IV anxiety and mood disorders in a large clinical sample. Journal of Abnormal Psychology, 110(4), 585–599.
• Gunderson, J. G., & Phillips, K. A. (1991). A current view of the interface between borderline personality disorder and depression. American Journal of Psychiatry, 148(8), 967–975.
• Kessler, R. C., McGonagle, K. A., Zhao, S., Nelson, C. B., Hughes, M., Eshleman, S., Wittchen, H. U., & Kendler, K. S. (1994). Lifetime and 12-month prevalence of DSM-III-R psychiatric disorders in the United States: Results from the National Comorbidity Survey. Archives of General Psychiatry, 51(1), 8–19.
• Kessler, R. C. (1996). The National Comorbidity Survey: Baseline and follow-up results on the prevalence of mental disorders. Archives of General Psychiatry, 53(11), 1029–1036.
• Roy-Byrne, P. P., Katon, W., Generalized Anxiety Disorder in Primary Care. (1997). The importance of psychiatric comorbidity and medical illness. Journal of Clinical Psychiatry, 58(Suppl 3), 34–38.
• Wittchen, H. U. (1994). Epidemiology of generalized anxiety disorder. Psychiatric Clinics of North America, 17(1), 29–41.
Klinik Psikolog Beste Bektaş | Bağdat Caddesi
İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi Suadiye Mahallesi’nde bulunan ofisinde Klinik Psikolog Beste Bektaş, yetişkinlere yönelik bilimsel temelli psikoterapi hizmeti sunmaktadır.
Terapi sürecinde her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve başvuru nedeni doğrultusunda kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta; müdahale planı bireysel olarak yapılandırılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR terapisi yaklaşımlarından yararlanılarak kaygı bozuklukları, depresyon, travma, ilişki sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, bağımlılıklar ve diğer psikolojik sorunlara yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunulmaktadır.




Yorumlar