Fibromiyalji ve EMDR Terapisi
Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Fibromiyalji, merkezi sinir sistemindeki duyarlılık artışı ve stres yanıt mekanizmalarındaki değişimlerle ilişkili karmaşık bir sendromdur. Kronik ağrı, yorgunluk, uyku bozuklukları ve bilişsel zorlanmalarla birlikte seyredebilir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, fibromiyaljide sinir sisteminin tehdit ve ağrı sinyallerine karşı artmış duyarlılığının önemli olabileceğini göstermektedir. Bu noktada EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), özellikle travmatik ve stresli deneyimlerin işlenmesi üzerinden fibromiyalji belirtilerinin yönetiminde destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.
Sinir Sisteminin Kronik Alarm Hali
Fibromiyaljisi olan bazı kişilerde çocukluk çağı travmaları, duygusal ihmal, uzun süreli stres veya kronik psikolojik yüklenme öyküsü görülebilir. Bu deneyimler beynin tehdit algılama ve stres yanıt sistemlerini etkileyebilir.
Yoğun kaygı, çözülmemiş travmatik deneyimler ve uzun süreli stres, otonom sinir sisteminin tehditlere karşı daha hassas hale gelmesine katkıda bulunabilir. Bunun sonucunda kas gerginliği, uyku bozuklukları, duyusal hassasiyet ve ağrıya karşı artmış duyarlılık ortaya çıkabilir. Beden, ortada güncel bir tehlike bulunmadığında bile tehdit varmış gibi tepki verebilir.
EMDR'nin Fibromiyaljide Rolü
EMDR terapisi, travmatik veya duygusal olarak yüklü deneyimlerin yeniden işlenmesini hedefleyen yapılandırılmış bir psikoterapi yöntemidir. Fibromiyaljide EMDR'nin kullanım alanlarından biri, geçmiş deneyimlerin ve ağrıyla ilişkili olumsuz anıların oluşturduğu psikolojik yükün azaltılmasıdır.
Bir tehdit sona ermiş olsa bile o deneyime ait duygusal ve bedensel tepkiler farklı durumlarda yeniden aktive olabilir. EMDR ile bu deneyimlerin işlenmesi, kişinin tehdit algısının ve ağrıya verdiği duygusal tepkinin değişmesine yardımcı olabilir.
EMDR Fibromiyaljide Nasıl Etki Edebilir?
1. Stres ve Uyarılmışlık Düzeyinin Düzenlenmesi
Fibromiyaljide stres sistemlerinin işleyişinde değişiklikler görülebilir. EMDR sırasında travmatik ve stresli deneyimlerin işlenmesi, kişinin bu deneyimlere verdiği yoğun fizyolojik ve duygusal tepkilerin azalmasına yardımcı olabilir. Böylece sürekli tetikte olma ve bedensel gerginlik gibi belirtiler hafifleyebilir.
2. Ağrıya Eşlik Eden Tehdit Algısının Azalması
Kronik ağrı zamanla kişinin ağrıyı tehlike olarak değerlendirmesine neden olabilir. Ağrı başladığında ortaya çıkan korku ve kaygı, ağrı deneyimini daha da yoğunlaştırabilir. EMDR ile ağrıyla ilişkili korkular ve olumsuz deneyimler işlendiğinde, "ağrı = tehlike" şeklindeki öğrenilmiş ilişkinin zayıflaması mümkün olabilir.
3. Katastrofik Düşüncelerin Azalması
"Bu ağrı hiç geçmeyecek", "Bedenim artık dayanamıyor" veya "Hareket edersem daha kötü olacak" gibi katastrofik düşünceler ağrıya yönelik tehdidi artırabilir. EMDR, bu düşüncelerle bağlantılı geçmiş deneyimleri ve duygusal yükleri işlemeye yardımcı olarak kişinin ağrı karşısında daha dengeli tepkiler geliştirmesini destekleyebilir.
EMDR'de Hangi Alanlarla Çalışılabilir?
EMDR uygulamalarında kişinin geçmişindeki travmatik veya stresli deneyimler, ağrının yoğun olduğu dönemlere ilişkin zorlayıcı anılar ve gelecekte ağrının artacağına yönelik kaygılar ele alınabilir.
Fibromiyaljide ağrının kendisi de zaman içerisinde travmatik bir deneyime dönüşebilir. Şiddetli ağrı yaşanan günler, işlev kaybı, çaresizlik hissi veya "yeniden aynı duruma gelirsem" korkusu terapide hedeflenebilir. Ayrıca uygun durumlarda ağrıyla ilişkili bedensel duyumlar üzerinde de çalışılabilir.
Araştırmalar Ne Gösteriyor?
Fibromiyaljide EMDR üzerine yapılan çalışmalar, yöntemin ağrı şiddeti, psikolojik belirtiler, uyku, yorgunluk ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkileri olabileceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte EMDR, fibromiyaljiyi tek başına tedavi eden mucizevi bir yöntem olarak değerlendirilmemelidir.
Fibromiyalji biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin birlikte rol oynadığı karmaşık bir sendromdur. Bu nedenle tedavi yaklaşımının da çok boyutlu olması gerekir. EMDR; özellikle travmatik deneyimler, kronik stres, ağrıya yönelik korku ve olumsuz duygusal yüklerin bulunduğu durumlarda tıbbi tedavi ve diğer uygun yaklaşımlarla birlikte kullanılabilecek destekleyici bir psikoterapi yöntemi olabilir.
Klinik Psikolog Beste Bektaş | Bağdat Caddesi
İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi Suadiye Mahallesi’nde bulunan ofisinde Klinik Psikolog Beste Bektaş, yetişkinlere yönelik bilimsel temelli psikoterapi hizmeti sunmaktadır.
Terapi sürecinde her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve başvuru nedeni doğrultusunda kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta; müdahale planı bireysel olarak yapılandırılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR terapisi yaklaşımlarından yararlanılarak kaygı bozuklukları, depresyon, travma, ilişki sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, bağımlılıklar ve diğer psikolojik sorunlara yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunulmaktadır.




Yorumlar