top of page

Fibromiyaljide Psikolojik Terapi Yaklaşımları

31 Ağu
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 gün önce


Fibromiyalji; merkezi duyarlılık, bozulmuş ağrı modülasyonu, stres yanıt sistemindeki düzensizlikler ve kronik kas gerginliğiyle ilişkili karmaşık bir sendromdur. Biyolojik mekanizmalar önemli olmakla birlikte, psikolojik süreçler de ağrı şiddeti, yorgunluk, uyku ve yaşam kalitesi üzerinde belirleyici rol oynar. Psikoterapötik yaklaşımlar temel olarak stres yükünü azaltmayı, ağrıya ilişkin bilişsel süreçleri düzenlemeyi ve kişinin öz düzenleme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlar.


Sinir Sisteminin Aşırı Uyarılmışlığı

Fibromiyaljide stres yanıt sistemlerinin ve otonom sinir sisteminin düzensizliği, kişinin tehditlere karşı daha yüksek fizyolojik duyarlılık geliştirmesine katkıda bulunabilir. Bu durum kas gerginliği, uyku bozuklukları, yorgunluk ve artmış ağrı duyarlılığıyla ilişkilidir. Özellikle travma veya uzun süreli stres öyküsü bulunan bireylerde bu aşırı uyarılmışlık daha belirgin olabilir. Psikoterapi, bu fizyolojik ve psikolojik alarm döngüsünü azaltmayı hedefler.


Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), fibromiyaljide en fazla araştırılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. BDT'nin temel amacı ağrıyı doğrudan ortadan kaldırmak değil, ağrı deneyimini sürdüren bilişsel ve davranışsal süreçleri değiştirmektir.

Özellikle ağrıya ilişkin katastrofik düşünceler, örneğin “Bu ağrı hiç geçmeyecek” veya “Her hareketimde kendime zarar veriyorum” biçimindeki yorumlar hedeflenir. Bu düşüncelerin yeniden yapılandırılması, ağrının tehdit olarak algılanmasını ve buna eşlik eden duygusal yükü azaltabilir. Ayrıca ruminasyonun azaltılması, kişinin sürekli bedenini ve ağrısını kontrol etme eğilimini zayıflatır.

BDT'nin bir diğer önemli bileşeni aktivite kaçınmasının azaltılmasıdır. Graded activity ve davranışsal etkinlik planlama yoluyla kişi, ağrı nedeniyle tamamen pasifleşmek yerine işlevselliğini kademeli olarak artırmayı öğrenir. Böylece kaçınma ve fiziksel yetersizlik döngüsünün kırılması hedeflenir.


Mindfulness ve Somatik Temelli Yaklaşımlar

Mindfulness temelli stres azaltma (MBSR), meditasyon, nefes çalışmaları ve beden farkındalığı uygulamalarını içerir. Bu yaklaşımlar stres yanıtını ve otonom uyarılmışlığı azaltarak kişinin ağrıya verdiği duygusal tepkiyi düzenlemeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda beden duyumlarının tehdit olarak yorumlanması yerine daha kabul edici ve gözlemci bir biçimde ele alınmasını sağlar.

Somatik temelli yaklaşımlar ise bedensel duyumların fark edilmesine, kas gerginliğinin azaltılmasına ve otonom sinir sisteminin düzenlenmesine odaklanır. Bununla birlikte, somatik deneyimleme gibi bazı yöntemlerin fibromiyaljideki özgül etkinliğine ilişkin kanıtlar BDT ve mindfulness kadar güçlü değildir.


EMDR ve Travma Odaklı Yaklaşımlar

Travma ve kronik stres öyküsü bulunan fibromiyalji hastalarında travma odaklı müdahaleler de gündeme gelebilir. EMDR'nin amacı travmatik anıların yeniden işlenmesini sağlayarak bunlara eşlik eden duygusal ve fizyolojik alarmı azaltmaktır. Böylece travma ile ilişkili hiperarousal ve ağrıya yönelik tehdit algısının azalmasına katkıda bulunabilir. Ancak EMDR'nin fibromiyaljideki etkinliğine ilişkin araştırmalar BDT'ye kıyasla daha sınırlıdır.


Duygusal Düzenleme, Uyku ve Günlük Rutin

Duygusal düzenleme müdahaleleri; stres, çaresizlik, öfke, aşırı sorumluluk alma ve sınır koyma güçlükleri gibi süreçlerin ele alınmasını sağlar. Amaç, duyguların bastırılması yerine tanınması, anlamlandırılması ve daha işlevsel biçimde düzenlenmesidir.

Bunun yanında uyku hijyeni, düzenli uyku-uyanıklık ritmi, enerji yönetimi ve aktivite planlaması tedavinin önemli parçalarıdır. Uyku ve yorgunluğun düzenlenmesi, ağrı döngüsünün kırılmasına ve günlük işlevselliğin artırılmasına katkı sağlayabilir.


Fibromiyaljide psikoterapinin temel amacı yalnızca psikolojik belirtileri azaltmak değil, ağrı, stres, bilişsel süreçler, davranışlar, uyku ve otonom düzenleme arasındaki karşılıklı döngüyü değiştirmektir. Güncel yaklaşım, tek bir terapi yönteminden ziyade BDT, mindfulness, davranışsal düzenleme ve gerekli durumlarda travma odaklı müdahalelerin bireyin gereksinimlerine göre bütünleştirildiği çok boyutlu bir tedavi modelini desteklemektedir.


Klinik Psikolog Beste Bektaş | Bağdat Caddesi

İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi Suadiye Mahallesi’nde bulunan ofisinde Klinik Psikolog Beste Bektaş, yetişkinlere yönelik bilimsel temelli psikoterapi hizmeti sunmaktadır.

Terapi sürecinde her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve başvuru nedeni doğrultusunda kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta; müdahale planı bireysel olarak yapılandırılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR terapisi yaklaşımlarından yararlanılarak kaygı bozuklukları, depresyon, travma, ilişki sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, bağımlılıklar ve diğer psikolojik sorunlara yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunulmaktadır.

 
 
 

Yorumlar


d0220c_ceee9b0479c7416c88711f8cdd9918af~mv2_d_2451_1957_s_2.jpg.avif

Klinik Psikolog Beste Bektaş

- Adres

Suadiye Mahallesi, Bağdat Caddesi, Vapuryolu Sokak, No:2/1,
Tunç Apt. Kat: 1 Daire: 1 Kadıköy / İstanbul

- Telefon

0534 260 23 25

  • WhatsApp
  • Instagram
bottom of page