top of page

Tekrar Eden Döngüler: Aynı Kişi Farklı Yüzlerle Neden Geri Gelir?

10 Eyl
3 dakikada okunur

Romantik ilişkilerde tekrar eden davranış ve duygu örüntüleri, klinik psikolojide erken dönem ilişkisel deneyimlerin yetişkinlikteki yansımaları olarak değerlendirilir. Bu tekrarlar çoğunlukla bilinçdışı bağlanma örüntüleri, erken dönem şemalar ve travmatik öğrenmelerle ilişkilidir.


Bağlanma Kuramı ve İçsel Çalışma Modelleri

Bowlby’nin bağlanma kuramına göre birey, çocuklukta bakım verenle kurduğu ilişkiyi içselleştirerek “içsel çalışma modelleri” geliştirir. Bu modeller kişinin kendilik algısını ve başkalarından beklentilerini belirler. Tutarsız, reddedici veya mesafeli bakım deneyimleri, güvenli bağlanma kapasitesini zedeleyebilir ve yetişkinlikta benzer duygusal tepkilerin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Kaygılı bağlanan kişiler genellikle onay arar ve yakınlığa yoğun ihtiyaç duyar. Kaçıngan bağlanma eğilimindekiler ise bağımlılık veya kontrol tehdidinden korunmak için mesafeyi tercih eder. Bu iki örüntü birbirini besleyerek erken dönem ilişki modellerinin yeniden üretilmesine neden olabilir.


Travmatik Tekrar ve Freud’un “Tekrarlama Zorlantısı”

Freud, “tekrarlama zorlantısı” kavramıyla çözülmemiş travmatik deneyimlerin yeniden yaşanma eğilimini açıklamıştır. Travma bütünleştirilemediğinde kişi, geçmişteki çatışmayı bu kez kontrol edebileceği umuduyla benzer koşulları farkında olmadan tekrarlar. Ancak yeni bir duygusal öğrenme gerçekleşmezse döngü aynı sonucu üretir.

Modern psikodinamik yaklaşımlar bu süreci “yeniden sahneleme” olarak tanımlar. Kişi, bastırılmış duygusal içeriği ilişkileri aracılığıyla yeniden canlandırır. Bu tekrar terapi sırasında fark edilip anlamlandırıldığında, geçmiş deneyimi bilinçli biçimde işleme fırsatı doğar.


Şema Terapi Perspektifi

Şema terapiye göre erken dönem uyumsuz şemalar, çocuklukta karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçlardan gelişen kalıcı yapılardır. Terk edilme, kusurluluk, duygusal yoksunluk ve onay arama şemaları, kişinin yetişkinlikte benzer ilişkileri seçmesine neden olabilir.

Şemalar yalnızca inançlardan oluşmaz; davranışsal eğilimler de yaratır. Kişi geçmişteki duygusal senaryoyu yeniden oynayarak tanıdıklık hissini sürdürür. Beynin tanıdık olanı daha güvenli algılaması, zararlı olduğu bilinen örüntülerin değiştirilmesini zorlaştırabilir.


Bilinçdışı Seçimler ve Tanıdıklık Algısı

Erken ilişki kalıpları, duygusal hafızada önemli rol oynayan amigdala ve limbik sistemle ilişkilidir. Tanıdık ilişki dinamikleri, prefrontal korteksin akılcı değerlendirmesinden daha hızlı etkinleşebilir. Bu nedenle kişi, geçmişte acı veren bir ilişki biçimine yeniden çekilebilir.

Çocuklukta yeterli dışsal duygusal düzenleme sağlanmadığında birey, yetişkinlikte içsel dengesini ilişkiler aracılığıyla kurmaya çalışabilir. Böylece tanıdık kişiler ve durumlar, sağlıklı olmasalar bile öngörülebilir oldukları için güven verici algılanabilir.


Döngülerin Klinik Çözümlemesi

Tekrarlayan ilişki örüntülerine düşük benlik saygısı, sınır ihlalleri, bağımlı ilişki tarzları ve duygusal düzenleme sorunları eşlik edebilir. “Yeterince değerli değilim” gibi bir şema, bu inancı doğrulayacak partnerlerin seçilmesine yol açabilir. İnancın doğrulanması acı verse de yarattığı öngörülebilirlik kısa süreli rahatlama sağlayabilir.

Tekrarlanan ilişkisel stres, limbik sistemin aşırı uyarılmasına ve prefrontal korteksin düzenleyici işlevlerinin zayıflamasına neden olabilir. Bu durumda seçimler akılcı değerlendirmeden çok duygusal hafızanın otomatik çağrışımlarıyla yapılır.

Terapide amaç, döngülerin bilişsel, duygusal ve bedensel kaynaklarını görünür kılmaktır. EMDR, duygusal odaklı terapi ve şema terapi gibi yaklaşımlar yeniden öğrenmeyi destekler. Kişi duygusal etkinleşmenin kaynağını tanıdıkça otomatik tepki vermek yerine daha bilinçli seçimler yapabilir.


Bu süreçte terapötik ilişki de önem taşır. Güvenli, tutarlı ve sınırları belirgin bir ilişki deneyimi, kişinin eski beklentilerini yeniden sorgulamasını sağlar. Böylece yakınlık, terk edilme ya da reddedilme korkusuyla değil, karşılıklı güven ve açık iletişimle kurulabilir.

Tekrar eden ilişkisel döngüler bir karakter özelliği değil, öğrenilmiş bir düzenleme biçimidir. Değişim, örüntülerin yalnızca anlaşılmasıyla değil, duygusal ve bedensel düzeyde yeniden işlenmesiyle mümkün olur. Terapötik destek, geçmiş deneyimlerle bugünkü davranışlar arasındaki bağı kurarak bu döngülerin kırılmasına yardımcı olabilir.


Suadiye Psikoterapi | Bağdat Caddesi

İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi Suadiye Mahallesi’nde bulunan Suadiye Psikoterapi’de Klinik Psikolog Beste Bektaş, yetişkinlere yönelik bilimsel temelli psikoterapi hizmeti sunmaktadır.

Terapi sürecinde her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve başvuru nedeni doğrultusunda kapsamlı klinik değerlendirme yapılmakta; müdahale planı bireysel olarak yapılandırılmaktadır. Suadiye Psikoterapi’de Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR terapisi yaklaşımlarından yararlanılarak kaygı bozuklukları, depresyon, travma, ilişki sorunları, duygu düzenleme güçlükleri, bağımlılıklar ve diğer psikolojik sorunlara yönelik yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi hizmeti sunulmaktadır.

 
 
 

Yorumlar


d0220c_ceee9b0479c7416c88711f8cdd9918af~mv2_d_2451_1957_s_2.jpg.avif

Klinik Psikolog Beste Bektaş

- Adres

Suadiye Mahallesi, Bağdat Caddesi, Vapuryolu Sokak, No:2/1,
Tunç Apt. Kat: 1 Daire: 1 Kadıköy / İstanbul

- Telefon

0534 260 23 25

  • WhatsApp
  • Instagram
bottom of page